Anasayfa
Kalite Politikamız
Vizyon - Misyon
Mevlevi Tatlısı & Macunu
Ürünlerimiz - E Market
Satış Noktaları
İhaleler
Referanslarımız
Basında Biz
Haberler - Duyurular
Sağlık Köşesi
Etkinlikler
Belgelerimiz - Ödüllerimiz
Gelibolu Mevlevihane'si
Gelibolu Hakkında
Güney Marmara Kalkınma Ajansı
Devlet Planlama Teşkilatı
İletişim
 
EMMIT 2012 FUARINDAYIZ..
ANUGA 2011 KÖLN ALMANYADAYIZ..
2011 İZMİR FUARDAYIZ..
GMKA TARINDAN DESTEKLENMEKTEDİR...
ŞEKERİN ZARARLARI..
TUYAP EMİT 2011 TURİZM FUARI..
Fulya Fuar ve Kongre merkezi..
FRANCHİSE BAYİLİK..
VUSLAT YILDÖNÜMÜ..
İletişim Paneli..
 : 15
 : 21349
 : 85655
 


Mevlevihane'ler büyük Türk düşünürü Mevlana Celaleddin-Rumi (1207-1273)'nin düşünceleri doğrultusunda oğlu Sultan Veled tarafından şekillendirilen Mevleviliğin yaşandığı merkezlerde olup derviş yetiştirilen asihaneler ve sadece bulundukları yerlerde Mevleviliği temsil eden Mevlevi zaviyeleri olmak üzere iki kısımda değerlendirilir. 17. yüzyılda kurulan Gelibolu Mevlevihane'si Osmanlı coğrafyasında kurulmuş on beş asitane ile doksan Mevlevi zaviyesi içinde en geniş araziye ve en haşmetli semahaneye sahip olanıdır. Kurulduğu dönemde yetmiş seksen derviş hücresi, mescit, mektep, zengin bir kütüphane, mutfak, kiler ve semahaneden oluşan Mevlevihane'den bugüne kalanlar ise semahane-türbe binası ile iki taç kapıdan ibarettir. Mevlevihane'nin kurucusu ve aynı zamanda şeyhi, Ağazade Mehmet Dede'dir.

Gelibolu'da doğmuş, Konya Mevlana Dergâhı’nda yetişmiş âlim ve şair bir şahsiyet olup Mevlevihane'nin türbe kısmında metfundur. Ağa-zade'nin vefatından sonra yerine kardeşi Ağa-zade Mustafa Efendi'nin oğlu şair ve musikişinas Sabir Mehmet Parsa şeyh olmuştur.Ali İzzet Dede (Ö.1824), Mehmet Hüsameddin Dede (Ö.1896), Mehmet Burhanettin Dede (Ö.1954) Mevlevihane'nin şeyhlerinden bazılarıdır.Gelibolu Mevlevihane'si, kuruluşundan son şeyhi Burhanettin Efendi zamanına kadar Sultan 3., Mustafa, Sultan 3., Selim, Sultan Abdülmecid dönemlerinde olmak üzere altı kez onarılmış, bütün bu onarımlarla ilgili kitabeler Mevlevihane'nin iki taç kapısı ile semahane ve türbe kapılarına konulmuştur.

1908 yılındaki son onarımla birlikte 'Ka'betü'l-uşşak-ı sani' (âşıkların ikinci Ka'besi) yani Mevlana Dergâhından sonra ikinci önemli Mevlevihane olarak nitelendirilmiştir. Mevlevehane'nin semahane kısmının kubbesinde hemen hemen bütün Mevlevihanelerde bulunan Mevlana'nın sema ile ilgili 'Dani sema çi büved'diye başlayan Farsca gazeli bir kuşak halinde yazılıdır. Gazelin Türkçe'si şöyledir: Gelibolu Mevlevihane'si, tıpkı diğer Mevlevihane'ler gibi bir kültür ve sanat merkezi olarak işlev görmüş ve kurulduğu andan itibaren kültür hayatımıza renk katarak pek çok önemli sanatkar yetiştirmiştir. 17. Yüzyılda Divan şiirinin en önemli temsilcisi Neşati Dede, 19.yüzyılda Türk Müziğinin virtüözlük derecesinde usta neyzeni Aziz Dede, Gelibolu Mevlevihane'sinde yetişmiştir. Özellikle 19.yüzyıl kültür ve sanat hayatında önemli bir yere sahip olduğunu gördüğümüz Gelibolu Mevlevihane'si, bu dönemde pek çok padişahın iltifatına mazhar olup defalarca tamir edildiği gibi Mevlevihane'den 19. yüzyılın en meşhur şair ve musikişinasları (neyzen, kudümcen, naathan ve ayinhan) yetişmiştir.

Bunların başında babasının vefatı üzerine 9 yaşında iken şeyh tayin edilen ve 41 sene bu mekânda kaldıktan sonra Kahire Mevlevihane'si şeyhliğine atanarak 24 sene de burada şeyhlik yapan Hüseyin Azmi Dede yer alır. Şair ve musikişinas olan Azmi Dede musiki tarihimizin en büyük bestekârı İsmail Dede Efendi'nin talebesidir. Gelibolu, İstanbul ve Kahire'de pek kimseye ayin meşk ederek Mevlevi ayinlerinin bu şehirlerde yayılmasında önemli katkılarda bulunmuştur. Naathan, ayinhan ve neyzenliğin yanı sıra alim ve şair bir zat da olan Azmi Dede'nin şeyhliği zamanında Gelibolu Mevlevihane'si kültür ve sanat açısından tarihinin en hareketli dönemini yaşamıştır. Bu dönemde İsmail Dede Efendi ile Sultan 2. Mahmut ayrıca Sultan Abdülmecit Glibolu'ya birkaç defa gelerek tekkede misafir olmuştur. Mevlevi ayini icrasında bulunmuştur ve Azmi Dede'nin şeyhliği döneminde Kahire Mevlevihane'si şeyhi Mustafa Nakşi Dede Gelibolu Mevlevihane'sine gelmiş, kısa bir zaman önce Mısır'da bestelediği ve ilk olarak Kahire Mevlevihane'sinde okunan Şedaraban Mevlevi Ayini ikinci kez bu dergahta dervişlere meşk etmiştir.

Bu Mevlevi ayininin Kahire, Gelibolu ve İstanbul'da yayılmak suretiyle Türk musikisine kazandırılması ise Hüseyin Azmi Dede ile oğlu Ahmet Celaleddin Dede sayesinde olmuştur. Azmi Dede’nin oğlu Ahmet Celaleddin Dede de Gelibolu Mevlevihane’sinde yetişmiş birçok dil bilen geniş bir tasavvuf ve musiki bilgisine sahip olan devrinin önemli bir kültür sanat adamıdır. Yaşadığı dönemin kıdem ve irfan itibarıyla en büyük Mevlevihane’si olarak değerlendirilen Ahmet Celaleddin Dede Gelibolu’da doğmuş, babasının Mısır Mevlevihane’si şeyhliğine tayiniyle birlikte Mısıra gitmiş, Kahire Mevlevihane’sinde çilesini tamamladıktan sonra uzun müddet Kudümzer Başı ve Neyzen Başılık görevini yürütmüştür. Babasının vefatı üzerine İstanbul’a dönerek münzevi bir hayat sürdürmekte iken önce Üsküdar Mevlevihane’si şeyhliği ve Mesnevihan’lığına tayin olunmuş, bu iki dergâhta tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar mesnevi dersleri okutmuştur.


 

 
Çanakkale Web Tasarım